Rahmet ve mağfiret mevsimi Ramazan ayını geride bırakarak, sevgi ve şefkatle birbirimize ellerimizi uzatma ve kaynaşma günü olan bayrama ulaşmanın huzur ve mutluluğunu yaşamaktayız.
Bayramlar, iç dünyamızdan başlayarak sevgi ve huzuru dalga dalga topluma yaymanın, birbirimizi kardeş bilerek daha cok gözetmenin ve hoşgörmenin, öksüzleri sevindirmenin, yoksulları barındırmanın, yakınlarimızdan başlayarak dargınları barıstırmanın ve sonuçta birbirimizin gönlüne girmenin sevincini yasadığımız kutlu zaman dilimleridir.
Bayramlar, her yıl gelip geçen sıradan bir tatil günü değil, insanî ve dinî güzelliklerin birlikte yaşandığı, birlik, beraberlik, sevgi ve saygının güzel örneklerinin sergilendiği, toplumun bütün kesimlerinin birbiriyle kaynaştığı paylaşma ve dayanışma günleridir.
Bu bayram, yarınlara daha bir umutla bakarken bir dahaki Ramazan’da ve Ramazan Bayramı’nda bütün bu düşüncelerimizi muhasebe etmek üzere buluşmak umuduyla birbirimize verdiğimiz söz ve randevu günüdür.
Öyle ise bayramı sadece kendimiz ve çevremizde yaşamayalım, onu evlerden evlere, gönüllerden gönüllere taşıyalım, yakınlarımızı, komşularımızı, dostlarımizı sevgiyle kucaklayalım. Ramazan’da elde ettiğimiz kazanımları, güzel haslet ve yüksek değerleri Ramazan sonrasında da devam ettirmeye çalışalım.
Yüce Allah’tan daha nice sağlıklı, mutlu ve umutlu bayramlara, sevgi ve kardeşlik dolu yarınlara kavuşma temennisiyle Ramazan Bayramı’nızı en içten dileklerimizle tebrik eder, bayramun milletimize, ülkemize, dünyamıza ve bütün insanlığa huzur ve barış getirmesini Yüce Mevla’dan niyaz ederiz.